Çarşamba, Şubat 21, 2018

İngiliz Takımı Futbola Fransız Kalmadı

Futbol Hatice değil netice oyunudur. Bir başka deyişle Hasan almaz, basan alır. Bu akşam bu görüş ispatlandı.

TRT-1 hem de HD yayınla Bayern Münih-Beşiktaş karşılaşmasını yayımlıyordu, aynı saatte uydunun uyduruk kanallarından biri SD yayınla Chelsea-Barcelona müsabakasını verdi. Görüntü kalitesizliğine rağmen Londra'daki oyunu izledim. Öte tarafta Bavyeralılar bizimkileri elek gibi deldi, inim inim inletti, Mozart'ın senfonisini dinletti, dibine kadar oydu, çocuğu koydu: 5-0

Sadede geleyim. Barça deplasmanda oynamasına karşın topa hakimdi, oynama yüzdesi yüzde yetmişin üstündeydi, ancak bal yapmayan arı gibiydi, boşa kürek çekti, doksan dakika boyunca iki pozisyon buldu. İlk devrede kornerden gelen ortayı moloz Piquet külek kafasıyla üstten auta yolladı, bir de Messi beraberlik golünü attı, gerisi havacıva! Oyun 1-1 bitti, fakat mavilerin ilk yarıda üç tehlikeli atağı vardı, Willian'ın iki şutu direkten döndü, Hazard net pozisyonu kalenin üstünden stratosfere gönderdi. İkinci devrede de Willian bir akında topu boştaki Kante yamyamına aktarabilseydi tabela değişebilirdi. Demek ki Chelsea şanslı olsaydı Katalonya temsilcisi hüsrana uğrayacaktı. Zevzek yorumcuların anırtılarına kanmayın, Conte şahane bir menajer, fakat Chelsea'nin forvet hattı çok zayıf, fasarya transferler yaraya merhem olmadı. Bu hafta sonu Manchester United-Chelsea maçı oynanacak, Mourinho ile İtalyan selefinin söz düellosu nedeniyle gerilimli bir atmosfer olabilir, bence Chelsea aynı taktikle mücadele ederse galibiyetle döner.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Borsa geneli son bir yılda çöktü, fotoğraflarda görebileceğiniz üzere tam 176 hisse yüzde 50 ve daha üstünde değer kaybetti, halbuki endekste ağırlığı yüksek hisseler prim yaptı ki senelerden beri böyle oluyor. Özellikle son üç buçuk yılda korkunç düşüşler yaşandı, fakat endeksi yukarı çeken hisseler uçtu, borsa iyi denildi, yüzlerce hisse halka arz edildi, birkaç tanesi haricinde hepsi faciayla sonuçlandı. Öteyi beriyi geçeyim, sadece son bir yılda ne olduğunu açıklayayım: Endekste yüzde 9.99 ağırlığı olan Tüpraş yüzde 104.42, endekste yüzde 10.83 ağırlığı olan Aselsan yüzde 63.89, endekste yüzde 1.55 ağırlığı olan Coca Cola yüzde 47.55, endekste yüzde 9.02 ağırlığı olan BİM yüzde 39.15, endekste yüzde 3.27 ağırlığı olan Koç Holding yüzde 25.85, endekste yüzde 3.15 ağırlığı olan Ereğli yüzde 19.34, endekste yüzde 3.39 ağırlığı olan Yapı Kredi yüzde 14.23, endekste yüzde 2.76 ağırlığı olan Sabancı Holding yüzde 12.82, endekste yüzde 5.08 ağırlığı olan Akbank yüzde 11.67, endekste yüzde 2.80 ağırlığı olan İş Bankası-C yüzde 5.22, endekste yüzde 2.20 ağırlığı olan Garanti yüzde 4.29, endekste yüzde 1.59 ağırlığı olan Enka yüzde 3.37 prim yaptı. Geçenlerde Norveç Varlık Fonu'nun BİST'te yüklü pozisyon aldığı açıklandı. Borsadaki diğer oyuncuları bilmiyoruz, manipülasyon nedeniyle tasfiye edilen 131 fonu tartışıyoruz, çok daha önemli olan şu meseleyi kurcalamıyoruz. Endeksi kontrol eden gücün viop ve varant piyasalarında kaldıraçlı işlemlerle neler yapabileceğini de siz tahmin edin. Ey borsacı! Ayakta uyuyorsun, otele para ödüyorsun. 👇