Pazar, Haziran 07, 2020

Meyve cennetindeyim


Arkadaş, Corona yüzünden uçuşum iptal oldu, evi boşaltacağım dediğim için ev sahibi yeni kiracı buldu, dımdızlak ortada kaldım, neyim varsa biradere verdim, yer aramaya başladım, vaktiyle birinci sicil amirim olan (o kurmay albaydı, ben yüzbaşıydım,) komutanım imdadıma yetişti, Almanya'da yaşayan ablamın dairesine gel dedi, hoplaya zıplaya koştum, cennete kondum. Vay be! Çanakkale'de görev yaptığım yıllarda meyve manyağıydım, korkunç spor yapıyordum, vitaminleri depoluyordum. Sonradan Ankara'ya geldim, hayatım kaydı, doğru dürüst meyve yiyemedim, hepsi çürük, kurtlu, ham, ... üstelik pahalı, maalesef marketlerde kaliteli gıda seyrek görülüyor. Şimdiki mekanımı sormayın, şehir süper, ayrıca en lüks mahallesinde oturuyorum, her şeyi bu mahalleye göre programlamışlar. Haftada dört gün pazar var, üçü en çok beş dakika yürüyüş mesafesinde; stadyum 3 dk, valilik 5-6 dakika, kütüphane 7 dakika, en uzağı 5 dakika yürüyüş mesafesinde 3 BİM, 3 A-101, 3 Şok, 1 Pehlivanoğlu, 1 Migros var. Ayrıca 15 dakika ötede başka kütüphane, 25 dakika yürümeyle üçüncü kütüphane var. Üç katlı binamızın her katında iki daire var, en üstte demleniyorum, bina komple ev sahibeme aitmiş, eşi bir buçuk yıl önce vefat etmiş. Elektrik, su, doğal gaz ev sahibinin üstüne kayıtlı, buzdolabı, fırın, tv, ... aklınıza ne geliyorsa var, pencere sineklikli, klima dahi konulmuş, konforlu yaşam diye buna derim. Her şey mükemmel, bir de devlet beni nüfusa kaydetseydi daha güzel olacaktı. Kira kontratı yok, geçici yerleştim, Corona vaziyetleri düzelene dek Türkiye'de kalmak zorundayım, bu süreçte hem borsada rızkımı çıkarırım hem İngilizce dağarcığımı geliştiririm. Tüm zamanların en iyi Türk yazarı olduğumdan şüphem yok, fakat bu ülkede yok sayılacağımı, kitaplarımı yayımlatamayacağımı da biliyorum, illa hicret etmeliyim, eserlerimi yabancı dillere çevirtmeliyim, bundan sonra İngilizce yazmalıyım. Evet, Corona bana yaradı, olağanüstü bir mevzide siperlendim, fakat büyüye kapılmayacağım, hedeften sapmayacağım. Geçen hafta salonlar açıldı, antrenmana başladım, adalenin ilmini yaptım, bu yaşta olabilecek en güzel görünüme kavuşacağım, tabii doğal beslenmeyle olacak, protein tozu, stereoids, anabolizan gibi absürtlüklere hiç heveslenmedim. Pazarlarda çok ucuza ve taptaze meyve bolluğu var, dün 1 kilo kiraz ile 4 şeftaliyi iç ettim. Bu sabah 4 şeftali ile başladım, devamı gelecek. Domates, erik, kavun, karpuz, ... kalitesini görseniz kafayı üşütürsünüz. Piliç gril ile kömürde piliç ızgaraya (kanat, pirzola vs alternatifler var) zaten abone oldum. Kısacası muhteşem besleniyorum, spor salonu da harika, gerisi bana kaldı. Tutmayın beni, pek yakında baklavaları dizerim. Aman bre!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Borsa geneli son bir yılda çöktü, fotoğraflarda görebileceğiniz üzere tam 176 hisse yüzde 50 ve daha üstünde değer kaybetti, halbuki endekste ağırlığı yüksek hisseler prim yaptı ki senelerden beri böyle oluyor. Özellikle son üç buçuk yılda korkunç düşüşler yaşandı, fakat endeksi yukarı çeken hisseler uçtu, borsa iyi denildi, yüzlerce hisse halka arz edildi, birkaç tanesi haricinde hepsi faciayla sonuçlandı. Öteyi beriyi geçeyim, sadece son bir yılda ne olduğunu açıklayayım: Endekste yüzde 9.99 ağırlığı olan Tüpraş yüzde 104.42, endekste yüzde 10.83 ağırlığı olan Aselsan yüzde 63.89, endekste yüzde 1.55 ağırlığı olan Coca Cola yüzde 47.55, endekste yüzde 9.02 ağırlığı olan BİM yüzde 39.15, endekste yüzde 3.27 ağırlığı olan Koç Holding yüzde 25.85, endekste yüzde 3.15 ağırlığı olan Ereğli yüzde 19.34, endekste yüzde 3.39 ağırlığı olan Yapı Kredi yüzde 14.23, endekste yüzde 2.76 ağırlığı olan Sabancı Holding yüzde 12.82, endekste yüzde 5.08 ağırlığı olan Akbank yüzde 11.67, endekste yüzde 2.80 ağırlığı olan İş Bankası-C yüzde 5.22, endekste yüzde 2.20 ağırlığı olan Garanti yüzde 4.29, endekste yüzde 1.59 ağırlığı olan Enka yüzde 3.37 prim yaptı. Geçenlerde Norveç Varlık Fonu'nun BİST'te yüklü pozisyon aldığı açıklandı. Borsadaki diğer oyuncuları bilmiyoruz, manipülasyon nedeniyle tasfiye edilen 131 fonu tartışıyoruz, çok daha önemli olan şu meseleyi kurcalamıyoruz. Endeksi kontrol eden gücün viop ve varant piyasalarında kaldıraçlı işlemlerle neler yapabileceğini de siz tahmin edin. Ey borsacı! Ayakta uyuyorsun, otele para ödüyorsun. 👇