Cumartesi, Kasım 29, 2025

Enflasyon örtülü vergidir, kimse bu gerçeği bilmiyor👇

Enflasyon “örtülü/gizli bir vergi” (inflation tax) olarak tanımlanır ve devletlerin borç yükünü eritmenin en etkili yollarından biridir. Nedenlerini adım adım açıklayayım:

Enflasyon, paranın satın alma gücünü düşürür

Senin elindeki 100 TL geçen yıl 100 ekmek alıyorken, bu yıl %50 enflasyonla 66 ekmek alıyorsa, aslında devletin cebinden bir kuruş çıkmadan senin servetinin bir kısmı buharlaşmıştır.


Devlet borçları sabit nominal değerdeyse (ki Türkiye’de iç borçların büyük kısmı TL cinsinden sabit faizlidir), enflasyon borçların reel değerini eritir

Örnek: Devlet 100 milyar TL borçlanmış, %15 faizle 115 milyar ödeyecek ama enflasyon %80 olursa, reel faiz -%65’e düşer. Devlet aslında çok daha az reel kaynakla borcunu kapatır.


Senyoraj geliri + enflasyon vergisi

Merkez bankası para bastığında (ya da Hazine’ye dolaylı finansman sağladığında), yeni yaratılan paranın satın alma gücü toplumun elindeki mevcut paradan alınarak elde edilir. Buna “enflasyon vergisi” denir. Matematiksel olarak:
Enflasyon vergisi ≈ (Para basma oranı) × (Mevcut para stoku) Yani toplumun cebinden alınır, bütçeye aktarılır.


Kim öder bu vergiyi?

En çok ücretliler, sabit gelirliler, tasarruf sahipleri (özellikle TL mevduatta kalanlar) ve gerçek sektör.


En az etkilenenler: Yüksek borçlu büyük şirketler, gayrimenkul sahipleri ve devletin kendisi.


Türkiye’nin kümülatif enflasyonu coşarken iç borç stokunun GSYH’ye oranı reel olarak ciddi düştü.

Reel ücretler %30-40 geriledi → aslında toplum bu “örtülü vergiyi” maaşından ödedi.


Sonuç: Enflasyon örtülü bir vergidir ve özellikle yüksek borçlu devletler için borçları eritmenin en hızlı, en sessiz ve politik olarak en az direnç gören yoludur. Vergi artırmak için TBMM’de kavga edilir ama enflasyonu %2-3 puan fazla tutarsın, kimse sokağa dökülmez. Milton Friedman’ın meşhur sözünü hatırlayalım: “Enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur… ve hükümetin vergiye zam yapmadan vergi toplamasına imkan veren bir yöntemdir.”


Enflasyonu düşürmenin tek, hızlı, garantili yolu reel faizi pozitife çevirmektir, yani faiz getirisi gerçek enflasyonun üstünde olmazsa elde tl tutmak akılsızlıktır, herkes harcamalarını hızlandırır. Senelerden beri enflasyon tek haneye inecek deniliyor, halk oyalanıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Türkiye borsasında endeks 2 Haziran 2026'da 14200 puandan kapandı, 30 Haziran 2026'da 14121 puandan kapandı, bu süreçte 20 günün 17'sinde düşen hisse sayısı yükselen hisse sayısından fazla oldu ama borsa endeksi yüzde 0.556 düştü. Emin olun, bu süre zarfında yüzde beş değer kaybeden hisse dirençli sayılır. İşin tuhafı, dört borsa günü öncesinde beş yeni halka arz açıklandı ki o sırada bir halka arza talep toplanıyordu. Borsanın son üç yılında da aynı tuhaflığı izledik, daha önceki gönderilerimde fotoğraflı belgeler aktarmıştım. Boşa koyuyorum, dolmuyor; doluya koyuyorum, almıyor. Yapay zekayla enteresan bir piyasa oluşturulmuş, toplam değeri 200 milyar civarında olan hisselerle oyuncak gibi oynanıyor. İşlem hacminin en az yüzde doksanının yapay zekayla oluşturulduğuna inanıyorum. Borsaya krizden krize giriyorum, 2018 Aralık ayından beri işlem yapıyorum, üç veya üç buçuk sene önce nakde geçmiştim, fakat borsayla bağı koparmamıştım, emekli aylığımla varyeteler yapmıştım. "Birkaç hisseyle endeks yukarı çekiliyor, ötekilere basılıyor, zararda olduğu için bekleyen borsacının parası faizsiz kredi olarak işletiliyor" tezimin dayanak noktasını anlayabildiniz mi? Ben vazifemi yaptım, borsacının ekseriyetle zırcahil ve paragöz olduğunu biliyorum, olan biteni aktardım, vicdanen rahatladım. Buyrun, fotoğrafları inceleyin, hatalı değerlendirmem varsa doğrusunu yazın, sayenizde bilgileneyim, ufkum açılsın.👇